KURUTMANIN TANIMI VE ÖNEMİ

Ormanda dikili halde bulunan yani henüz kesilmemiş ağaç içersinde yüksek oranda su bulunmaktadır. Ağacın bu durumdaki rutubet haline “Taze Hal” diyoruz. Ağacın taze haldeki rutubet miktarı daima %30 un üstündedir. Taze halde rutubet miktarı ağaç türüne göre %30 ile % 200 arasında değişmektedir. Ağaç kesildikten sonra taze halde iken, su içi inşaat hariç kullanım yeri yoktur. Kurutulması gerekir.

Kurutma deyince kısaca “ Ağacın içindeki suyun atılması” şeklinde tarif edilir. Bu tarif eksiktir ve yanlıştır.” Ağacın içinde bulunan ve kullanım yeri için uygun olmayan (fazla olan) suyun atılmasıdır” Bu tarifte bize hedef gösterilmektedir. Ahşabı rutubet bakımından kullanım yerine uygun hale getirme hedefi gösterilmektedir.
Çeşitli kullanım yerleri için ağaç malzemede bulunması gereken rutubet miktarları bilinmektedir. (Tablo 1)
Tablo 1. Bazı kullanım yerleri için ağaç malzemede bulunması gereken rutubet yüzdeleri.
Kullanım yeri Rutubet Miktarı (%)
Kreozot ile emprenye edilecek malzeme(direkler, traversler) 25
Karkas yapılar ve açıkta kullanılan ağaç malzeme 16–22
Fıçı tahtaları 17–20
Taşıt araçları, uçaklar, gemi güverteleri 15–16
Spor aletleri, açıkta kullanılan aletler, bahçe mobilyası 12–16
Dış pencere doğramaları, kapılar 12–16
Soba ile ısıtılan yerler için mobilya 15–15
Kaloriferle devamlı ısıtılan yerler için mobilya 6–10
Yer döşemeleri, parkeler(kaloriferli yerde) 6–10
Radyo, televizyon müzik seti yapımı 6–8
Kaplama levha ve kontrplak 6–8
Yonga levha 7–8
Lif levha

Örneğin ahşap parke kullanılacaksa soba ile ısıtılan yerler için % 12–15, kaloriferle ısıtılan yerlere için % 6–10, Hiç ısıtılmayan yazlıklar için yöreye göre % 12–16 rutubet derecesine kadar kurutulmalıdır. Kullanılan parkenin rutubeti bu rutubet derecelerinden yüksekse rutubet kaybederek daralacak( çekecek) ve böylece birleşme yerleri açılacaktır.

1. AHŞABIN RUTUBETİ VE ÖLÇÜLMESİ

Ahşap içersindeki su, hücre çeperlerinde (duvarlarında) ve hücre boşluklarında (lümenlerinde) bulunmaktadır. Hücre boşluklarında bulunan suya serbest su, hücre boşluklarında bulunan suya hücre çeperine bağlı su ya da higroskopik su adı verilmektedir. Kuruma sırasında önce serbest su, sonra bağlı su ahşaptan ayrılmaktadır. Serbest suyun ahşaptan ayrılması kolay ve çabuk, bağlı suyun güç ve yavaştır.

Ahşapta serbest suyun hiç bulunmadığı, buna karşılık bağlı suyun maksimum düzeyde bulunduğu rutubet haline lif doygunluğu rutubet hali denir. O halde lif doygunluğu serbest ve bağlı su arasındaki sınırdır.
Lif doygunluğu ahşap teknolojisi bakımından son derece önemli bir rutubet derecesidir.

1.    Ahşabın su kaybı ile boyutlarında meydana gelen değişmeler lif doygunluğuna ulaştıktan sonra başlamaktadır.
2.    Taze halden lif doygunluğuna ulaşıncaya kadar kuruma sabit ve hızlı bir seyir takip etmekte, buna karşılık lif doygunluğunun altında kuruma hızı düşmekte ve gittikçe azalmaktadır.
Lif doygunluğu rutubet derecesi ağaç türüne, ağaç gövdesine, çeşitli kısımlarına, ahşap yapısına, kaba ya da ince oluşuna göre çok farklı olup % 20 ile % 40 arasında değişmektedir. Ortalama olarak % 30 (ya da bazı kaynaklarda %28)olmaktadır.

Pratik bakımdan önemli olan diğer bir rutubet hali hava kurusu rutubet halidir. Ahşabın açıkta doğal olarak kurutulması ile ulaşılan kuruluk derecesinin ifadesidir. Bu kuruluk derecesi çeşitli faktörlere göre değişmekte olup %10-%20 arasında bulunmaktadır. Fakat bilimsel çalışmalarda bu değer %12 olarak alınmaktadır.

1.1. RUTUBET DAĞILIŞI

Taze halde bulunan ahşap malzemede rutubetin dağılışı her tarafta aynı değil, aksine çok farklıdır. Bu farklılık ağaç türlerine göre değiştiği gibi, aynı ağaç türünün fertleri arasında ve hatta aynı ferdin kısımları arasında da belirgin olarak görülmektedir. Ahşaptaki bu rutubet farklılığı kurutmada, özellikle teknik kurutmada önemli sorunlar yaratabilmektedir. Bu nedenle ahşaptaki rutubet farklılıkları hiç akıldan çıkarılmamalıdır.

1.2. RUTUBETİN ÖLÇÜLMESİ

Ahşap içerisindeki rutubet miktarı mutlak ve nispi olmak üzere iki şekilde bulunur. Mutlak rutubet ağırlık (gı,kg,ton)
Olarak, nispi rutubet tam kuru ağırlığın yüzdesi olarak ifade edilmektedir. Rutubet yüzdesi ahşap içerisindeki toplam su miktarının ahşabın tam kuru ağırlığına oranının 100 ile çarpılması ile bulunmaktadır.  Ahşap içerisindeki rutubet yüzdesini bulmak için birçok yöntem vardır. Fakat kurutma uygulanmalarında bunlardan yalnız iki tanesi kullanılmaktadır.
1.    Kurutma yöntemi
Kurutma yöntemi ile rutubetin bulunmasında hassas terazi, küçük bir kurutma dolabı, desikatör ve iyi bir uzmana ihtiyaç vardır.
Rutubeti ölçülecek keresteden şekil 1 de gösterildiği gibi RUTUBET ÖRNEĞİ kesilip alınır, temizlenip hemen alınır.
Yaş ağırlık (Gu) bulunur. Sonra kurutma dolabında tam kuru hale gelinceye kadar kurutulur ve tartılarak tam kuru ağırlığı(Gu) tespit edilir. Aşağıdaki eşitlikten bu değerler yerine konarak rutubet miktarı (U) tam kuru ağırlığı yüzdesi olarak bulunur.

Gu – Gd
________________________________________
U= x 100 (%)
Gd

Kurutma yöntemi en hassas ve en sağlıklı rutubet tayini yöntemidir. Fakat süresi çok uzundur. Bu nedenle çabuk ve pratik olan rutubet ölçerlerle rutubet tayini tercih edilmektedir.

2.    Rutubet Ölçerlerle Rutubet Tayini

Elektrikli rutubet ölçerler ahşabın elektriksel özelliklerinden faydalanarak yapılmıştır. Bunlar elektriksel direnç,dielektrik sabitesi ve radyofrekans kuvvet kaybı gibi özelliklerdir.

En çok kullanılan elektriksel direnç özelliğidir. Tam kuru haldeki odun elektrik geçişine karşı çok büyük bir direnç göstermektedir. Ahşapta suyun varlığı elektrik akımına karşı ahşabın davranışını değiştirmektedir. Odunda ne kadar su varsa elektrik akımına karşı direnci o kadar düşer ve o kadar çok akım geçebilir.

Ahşabın elektriksel direnci üzerinde lif dolgunluğu sınırı önemli bir dönüm noktasıdır. Lif dolgunluğunun altında % 4–25
Rutubet sınırları arasında + % 1 hassasiyete kadar rutubet ölçmek mümkündür. Lif ve dolgunluğunun üstünde daha kaba bir ölçüm söz konusudur.

Ölçümlerde doğru sonuç alabilmek için ölçüm üzerine etkili olan faktörlerin bilinmesi gerekmektedir.
1.    Direnç tipi rutubet ölçerlerde elektrotlar kereste kalınlığının 1/3 derinliğine kadar çıkılmalıdır. Belli bir derinlikteki rutubet ölçülmesi için sadece uç kısımları açık olan izolasyonlu elektrotlara ihtiyaç vardır.
2.    Rutubet ölçer imal edilirken lif yönü dikkate alınmıştır. Elektrotlar uygun yönde çakılmalıdır.
3.    Odunun elektriksel direnci üzerine sıcaklığın önemli etkisi vardır. İçersindeki su aynı kalması halinde odunun sıcaklığı yükseltilirse elektriksel direnci düşer. Modern rutubet ölçerlerde sıcaklık dengeleyici bulunmaktadır.
4.    Odunun elektriksel direnci aynı zamanda özgül ağırlığına (ağaç türüne) bağlıdır. Özgül ağırlığın artmasıyla direnç azalmaktadır. Modern rutubet ölçerlerde ağaç türlerine göre ölçüm yapma düzeneği vardır.
5.    Enine kesitlerde yüzeylerde, yağmur, kar ve sudan ıslanmış kısımlarda rutubet ölçülmemelidir.
6.    Emprenye edilmiş, tutkallanmış, boyanmış malzemenin rutubeti ölçülürse doğru sonuç alınamaz. 
 

2.KURUTMADA KULLANILAN ÖNEMLİ KAVRAMLAR
2.1. DENGE RUTUBETİ
Odun rutubet bakımından kendisini bulunduğu ortama uydurabilen bir malzemedir. Tam kuru haldeki bir odun parçası nemli bir ortama bırakılırsa ortamdan rutubet alır. Bunun aksine yaş bir odun parçası kuru bir ortama bırakılırsa rutubet kaybeder. Her iki halde de odunun belli bir kuruluğa ulaştıktan sonra rutubet alması veya vermesi sona erer ve bir denge hasıl olur. Ancak bu denge durumu ortamın sıcaklık ve bağıl nemi sabit tutulabildiği taktirde söz konusudur. Odunun denge durumunda sahip olduğu rutubete denge rutubeti denir.

Odun ile hava arasında rutubet alış-verişinin sona erdiği denge durumu yalnız lif dolgunluğu noktasının altındaki higroskopik bölgede gerçekleşmektedir.

Çeşitli kullanım yerleri için ağaç malzemede bulunması gereken rutubet miktarı tablo 1 de verilmiştir.
Öte yandan herhangi bir sıcaklık ve bağıl nem şartlarında odunda oluşan denge rutubeti miktarı, yaş halde iken kuruyan odunda kuru halde iken rutubet alan odundan daha yüksektir. (Histerez) Bu fark kurutmada uygulanan sıcaklık arttıkça azalmaktadır. Buna göre başlangıçta iyice kurutulmuş olan ağaç malzeme, yaş iken kuru halde geçmiş malzemeye göre havanın aynı bağıl neminde daha az su ihtiva edecektir. Bu husus ağaç malzemenin kullanılmadan önce iyice kurutulmasının önemini göstermektedir.

2.2.DARALMA VE GENİŞLEME (Çalışma)

Yaş odun kuru bir ortama bırakılırsa rutubet kaybederek boyutları va hacmi küçülür. Kuru bir odun rutubetli bir ortamda bırakılırsa ortamdan rutubet alarak boyutları büyür ve hacmi artar. Odunun bu şekilde boyutlarına ve hacmini değiştirmesi olayına “odunun çalışması” denmektedir. Çalışma olayı tam kuru hal ile lif dolgunluğu noktası arasında odunun rutubet alıp-vermesi durumunda meydana gelmektedir. Ağaç malzemenin su alarak genişlemesi ve su kaybederek daralması, liflere paralel yani boyuna, yıllık halkalar dik, yani radyal ve yıllık halkalara teğet yönlerde farklı miktarlardadır. Genel olarak her ağaç türünün daralma ve genişleme miktarı liflere paralel yönde en az, teğet yönde en fazladır. Teğet yöndeki daralma radyal yöndekinin iki misli kadardır. Ülkemiz ağaçlarında radyal yöndeki daralma %3,0 – 11,0, teğet yöndeki daralma ise %4,5–15,0 arasında değişmektedir. Boyuna yöndeki daralma % 0,1 – 0,9 arasında olup önemli sayılmamaktadır. Odundaki hacim daralması kabaca üç yöndeki daralmanın toplamıdır.
Yıllık halka durumuna göre daralma yönleri şekil 2 de gösterilmiştir.

Şekil 2. Yıllık halka durumuna göre teğet ve radyal biçilmiş kerestede yıllık halkaya göre daralma yönleri (1.boyuna,2.radyal 3.teğet)

Ağaç malzemenin çeşitli yönlerde farklı çalışması sakıncalı özelliklerinden en önemlisidir. Değişik üç yönde farklı miktarlarda çalışması iç gerilmelere sebep olarak; çeşitli kullanım yerlerinde boyutların değişmesi, çatlama, eğilme, dönme, başlangıçta düzgün olan yüzey kenar ve profillerinin kamburlaşması gibi kusurların meydana gelmesine yol açmaktadır.

Şekil 3. Bir ağaç gövdesi enine kesitinin çeşitli kısımlarından alınan değişik şekillerdeki örneklerde kuruma sonunda başlangıçtaki enine kesitlerin değişmesini göstermektedir.
Şekil 3. Bir ağaç gövdesi enine kesitinin çeşitli kısımlarından biçilecek olan kerestenin enine kesitlerinde kurutmadan sonra meydana gelen deformasyon

2.3. SICAKLIK

Kurutmada sıcaklık önemli bir etkendir. Sıcaklıkla havanın basıncı ve bağıl nemi değişmektedir. Havanın sıcaklığı arttıkça içersine alabileceği su miktarı artmaktadır. Örneğin 1m3 hava 20 oC de 17,3 gr su buharı alabilirken 40oC de 51.12 gr 70oC de de 197 gr, 90 oC dede 423 gr su buharı alabilmektedir.
Teknik kurutmada sıcaklık kurutmanın kalitesini etkileyen önemli faktörlerden biridir. Yüksek sıcaklık uygulamaları renk değişmeleri, hücre çökmeleri çatlak teşekkülü ve reçine sızması gibi kurutma kusurlarına sebebiyet vermektedir.
Kurutma fırınlarında uygulanacak sıcaklığın seçilmesinde göz önünde tutulacak en önemli faktörler, ağaç türü, özgül ağırlık, kereste rutubeti ve kereste kalınlığıdır.

2.4. MUTLAK NEM

Mutlak nem 1m3 havada ne kadar su buharı olduğunu ifade etmektedir. Belirli bir sıcaklıkta ve belli bir hacimde sadece belli bir miktarda su buharı bulunabilir. Bu haldeki hava- buhar karışımına doymuş rutubetli hava denir. Doymuş rutubetli hava daha yüksek sıcaklıklarda içerisine su buharı alabilir. Eğer söz konusu olan hacimde olması lazım gelen en yüksek miktardan daha az su buharı bulunuyorsa hava-buhar karışımı doygun değildir veya aşırı ısıtılmış demektir.  Havanın mutlak nem miktarı (mevcut su buharı miktarı) ısınma veya soğuma ile değişmemektedir.

2.5. BAĞIL NEM

Kurutma işleminde mutlak nem değil havanın rutubet alma kabiliyeti, yani bağıl nem önemlidir.
Bağıl nem ( ), birim hacimde gerçekte mevcut olan su buharı miktarının (veya mutlak nem miktarı )aynı sıcaklıkta içersine alabileceği mümkün olan en yüksek su buharı miktarına (veya doyuran nem miktarı) oranıdır.
Havanın yukarıda belirtilen özelliklerinden aşağıdaki şekilde faydalanılabilir.
1.    Ağaç malzeme aynı bağıl nem yüzdesine sahip sıcak havada soğuk havadan daha hızlı kurumaktadır. Çünkü sıcaklık yükselmesi ile havanın içersine alabileceği su miktarı artmaktadır.
2.    Havanın bağıl nemi % 10 olduğu takdirde, %65 olduğu takdirde orta derecede rutubetli, %90 olduğu takdirde ise çok rutubetli olarak ifade edilmektedir. Bağıl nem yüzdeleri yardımı ile havanın ne derecede rutubet alabileceği hakkında bilgi sahibi olunabilmektedir. Kuru havada ağaç malzeme çok hızlı kurumakta, buna karşılık rutubetli havada ise yavaş kurumaktadır. Kuru havanın kurutucu etkisi yüksek, rutubetli havanın ise düşüktür.
3.    Belli miktarda hava ısıtıldığında bağıl nemi azalmaktadır. Hava soğutularak bağıl nemi %100 e kadar çıkartılabilir. Daha fazla soğutma halinde ise içersine alabileceğinden fazla olan su miktarı zerrecikler halinde yoğunlaşır.

2.6. PSİKOMETRE

Psikometre adı verilen alet bağıl nem ve sıcaklık yardımı ile kurutma fırını içersindeki kurutma şartlarını tespit etmeye yarar. Bu alet iki termometreden oluşmaktadır. Bunlar kuru ve yaş termometre olup kuru termometre fırındaki havanın normal (kuru) sıcaklığını göstermektedir. Yaş termometre ise havanın nemine bağlı olarak ıslak yüzeylerden buharlaşma derecesini ifade eden bir sıcaklığı göstermektedir.

Kuru ve yaş termometre arasındaki farka psikometrik fark adı verilmektedir. Psikometrik fark (Tk-Ty=DT) bağıl nemin ölçüsü olarak kabul edilmektedir. Psikometrik fark büyük ise fırındaki hava kuru ve bağıl nem düşüktür. Psikometrik fark küçük ise fırındaki hava rutubeti ve bağıl nem yüksektir.

2.7. HAVA HAREKETİ

Hava hareketinin aşağıda açıklandığı şekilde iki önemli görevi vardır.
1.    Hava ısı taşıyıcı olarak ısıyı kurutulan ağaç malzeme içerisindeki suyun ısınmasını sağlayarak iç tabakalardan yüzeylere doğru olan su hareketini hızlandırmaktadır.
2.    Hava rutubet taşıyıcı olarak kurutulan ağaç malzemenin yüzeylerine çıkan nemi alıp uzaklaştırmakta ve yüzeylere nem alma kabiliyeti olan havanın gelmesini sağlamaktadır. 
 

3. KURUTMA TEKNOLOJİSİ

Bu bölümde kurutma fırınlarında nemli hava ile kurutmayı esas alan kurutma teknolojisi açıklanmıştır. Burada özellikle dünyada ve ülkemizde en çok uygulanan kurutma yöntemi akla getirilmelidir.

3.1. SINIFLANDIRMA VE İSTİFLEME
Kurutma fırınlarında ekonomik ve kaliteli bir kurutma yapabilmek için aynı partide kurutulacak keresteyi teşkil eden parçaların yaklaşık olarak aynı özelliklere sahip olması gerekir. Bu nedenle kurutulacak kereste ağaç türü, kalınlık, rutubet, kalite ve mümkünse uzunluk ve biçme şekli bakımlarından sınıflandırılmalıdır. Fakat uygulamada bu bazen mümkün olmamaktadır.

Fırın dolduracak aynı özelliklerde kereste olmadığı zaman karışık özelliklerdeki keresteyi bir arada kurutmak zorunlu olabilir. Böyle hallerde en güç kuruyan ağaç türü, en kalın ve rutubetli kereste dikkate alınarak kurutma yapılır. Örneğin meşe ile kayının bir arada kurutulması zorunlu ise, kurutma şartları güç kuruyan meşeye göre ayarlanır.
Kurutmak amacı ile kerestenin tekniğine uygun şekilde yığılması işine istifleme adı verilmektedir. Gerek doğal kurutmada gerekse teknik kurutmada en uygun istifleme şekli çıtalı sandık şeklindeki istifleme şeklidir. Burada istif çıtalarının ödevi, üst üste konan keresteler arasında belli bir aralık meydana getirerek istif içersinde her tarafta yeknesak ve eşit dağıtılabilir hava hareketini gerçekleştirmektir. Aynı zamanda kerestenin dönmeden düzgün şeklini koruyarak kurumasını sağlamaktır. İstiflemede çıtaların yanlış konması kerestenin şeklinin değişmesine neden olmaktadır.

3.1.1. İSTİF ÇITALARI
İstif çıtaları her tarafta aynı kalınlıkta, düzgün lifli, budaksız veya az budaklı sağlam ve dayanıklı olmalıdır.
İstif çıtalarının kalınlığı kereste kalınlığına bağlı olarak hesaplanabilir. Fakat ekonomik bakımdan düşünüldüğünde işletmede en çok üretilen kalınlıktaki keresteye uygun dikdörtgen kesitli bir ve en fazla iki boyutta çıta kullanılması yeterlidir. Teknik kurutmada kalın çıta kullanıldığında kurutma fırınının kapasitesinin düşeceği daima düşünülmelidir.
İstif çıtaları iyice kurutulmuş (+ % 8) malzemeden elde edilmelidir. Çıta imali için en uygun ağaç türü köknar ve çamdır.

3.1.2. İSTİFLEME KURALLARI
Kereste istifi konmadan önce talaş, yonga gibi artıklardan temizlenmelidir. Çünkü bunlar rutubeti tutar. Lekelenmelere neden olur.

Aynı partide kurutulacak istiflerin yapılmasında aynı kalınlıktaki çıtalar kullanılmalıdır.
Aynı istif katına katına konan çıtalar arasındaki açıklık kereste kalınlığına ve ağaç türüne bağlı olarak değişmektedir. Şekil değişmelerine karşı hassas olan yapraklı ağaç kerestesi ve ince ibreli ağaç kerestesinin istiflenmesinde bu aralık dar olmalıdır.

İstif çıtaları üst üste aynı hizada düşey bir düzlem teşkil edecek şekilde konmalıdır.
Teknik kurutmada 40mm kalınlığa kadar olan kerestenin istiflenmesinde parçalar arasında açıklık bırakılmamalıdır. Daha kalın kerestenin istiflenmesinde ise parçalar arasında kereste kalınlığının % 40 kadar aralık bırakılmalıdır.
Özellikle geniş ve ince keresteler öz tarafı yukarıya gelecek şekilde konursa iyi bastırılmış istiflerde oluklaşma miktarı azalır.

Özellikle üst istif katlarındaki kerestelerin çarpılmasını önlemek için istifler üstten bastırılmalıdır.
İstif katları arasında ve istif çevresinde yeterli ve yeknesak bir hava hareketi sağlamak için istif içersinde, önünde, arkasında, üstünde ve altında boşluk bulunmamalıdır.

3.1.3. İSTİFLERİN FIRINA YERLEŞTİRİLMESİ
Hava dolanım şekline göre istifin nasıl yapılacağı fırının nasıl doldurulacağı ve istiflerin fırına nasıl yerleştirileceği fırın planlanırken düşünülmektedir.
Hava dolanım yatay ve düşey; hava giriş ve çıkışı istif enine kesitlerinden veya yan yüzlerinden olabilir. Hava dolanımı ne şekilde olursa olsun hava istife girerken ve çıkarken yeterli bir hareket alanı bulunabilmelidir.

3.2. KURUTMANIN YÖNETİLMESİ

Kurutmaya mümkün olan en kısa sürede en az kusur ve an az değer kaybı ile amacına ulaştırmak için kurutma fırını ikliminin kurutmaya konu olan ağaç türünün isteklerine uygun şeklinde ayarlanması gerekmektedir. Başarılı bir kurutma için kurutmaya konu olan ağaç türünün özellikleri ve kurutulan kerestenin kalınlığı dikkate alınarak denemelerle hazırlanmış uygun bir kurutma programına ihtiyaç vardır. Kurutmanın yönetilmesi deninince dar anlamda kurutma fırını ikliminin oluşturulmasında etkili olan sıcaklık ve bağıl nemin kurutma süresince ayar ve kontrol edilmesi anlaşılmaktadır.

3.3. KURUTMA PROĞRAMLARININ UYGULANMASI

Burada basit ve yarı otomatik olarak yönetilen fırınlarda bir kurutma programın nasıl uygulanacağı, uygulama sırasında nelere dikkat edileceği açıklanmıştır. Fakat verilen esaslar tam otomatik fırınların programlanmasında da geçerlidir.
Herhangi bir kurutma işleminde farklı koşullar altında cereyan eden dört önemli kurutma periyodu vardır. Bunlar ısıtma kurutma, denkleştirme ve soğutma periyotlarıdır.

3.3.1.ISITMA PERİYODUNUN UYGULANMASI
Isıtma periyodunda kurutulan kerestenin iç ve dış tabakalarının bütünü ile esas kurutma periyodunun birinci kurutma basamağında uygulanacak sıcaklığa kadar ısınması sağlanmaktadır. Isıtma periyodu ön ısıtma, yüzeysel ısıtma ve derinlere kadar ısıtma olmak üzere üç kademe halinde dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır.
Isıtma periyodunun sonunda esas kurutma periyodunun birinci basamağında uygulanması öngörülen kurutma koşullarına ulaşılmalıdır. Özellikle bağıl nemde düşmeler olmamasına dikkat edilmelidir. Bağıl nemdeki azalmalar yüzeysel kurumaya neden olmaktadır.

3.3.2. KURUTMA PERİYODUNUN UYGULANMASI
Esas kurutma periyodu kolay kuruyan ağaç türlerinde 1 basamak, kalın ve güç kuruyan ağaç türlerinde ise 2 basamak halinde uygulanmaktadır. (şekil 4)
İki basamak halindeki uygulamalarda, kurutmanın birinci basamağı lif doygunluğu rutubet derecesine kadar, ikinci basamağı lif doygunluğu rutubet derecesinden sonuç rutubetine kadar uygulanmaktadır.

3.3.3 DENKLEŞTİRME PERİYODUNUN UYGULANMASI
Kurutma periyodunun sonunda kurutulan keresteler arasında ve her bir kerestenin muhtelif kısımlarında özellikle iç ve dış tabakaları arasında az veya çok rutubet farkları olması doğaldır. Denkleştirme periyodu bu rutubet farklarını sonuç rutubetine doğru azaltmak, bir rutubet denkleşmesi sağlamak amacı ile uygulanmaktadır.
 
Şekil 5 Kereste enine kesiti içersinde (A ) Kurutma periyodundan sonra.(B) Denkleştirme periyodundan sonra rutubet dağılışı

3.3.4. SOĞUTMA

Denkleştirme periyodu uygulandıktan sonra ısıtma sona erdirilmeli, buna karşın havalandırma kapakları açılmadan vantilatörlerin çalıştırılması sürdürülmelidir. Bu durum fırın sıcaklığının kurutmanın 1. Basamağında uygulanan sıcaklığa gelinceye kadar sürdürülmelidir. Daha sonra vantilatörler durdurularak önce rutubetli hava kapakları sonra temiz hava kapakları daha sonra fırın kapısı belli zaman aralıkları ile açılarak istif fırından çıkarılmalıdır.

3.4 KURUTMANIN KONTROLÜ
Kurutma süresince kurutmanın nasıl gittiği sürekli takip ve kontrol edilmektedir. Burada kurutma klimasının kereste rutubetinin ve kurutma kalitesinin kontrolü söz konusudur.

3.4.1. KURUTMA KLİMASININ KONTROLÜ
Kurutma ortamının sıcaklık ve bağıl nemi kurutma klimasını oluşturmaktadır. Kurutma süresince sıcaklık ve bağıl nemin ne şekilde gideceği kurutma programlarında belirtilmiştir. Sıcaklık ve bağıl nemin gidişinin takip ve kontrolü yönetim biçimine göre değişmektedir.
Sadece psikometre bulunan basit fırınlarda ölçülen kuru ve yaş termometre değerleri sürekli kontrol edilerek kurutma programında verilen şartların gerçekleştirilmesine çalışılmaktadır.

3.4.2 KERESTE RUTUBETİNİN KONTROLÜ
Başarılı bir kurutma için kurutma süresince kereste rutubetinin sürekli takip ve kontrol edilmesi gerekmektedir.
Hatta yalnız ortalama kereste rutubeti değil aynı zamanda kereste enine kesiti içerisindeki rutubet dağılışının bilinmesinde büyük fayda vardır. Böylece dış sertleşme yüzey ve iç çatlakları önlenebilir.

3.5 KURUTMA KALİTESİNİN KONTROLÜ
Kurutma sırasında kurutma kalitesinin gidişi ara kalite kontrol örnekleri yardımı ile takip ve kontrol edilmektedir. Bu örnekler fırın kapasitesine göre en az 3 adet alınmalı ve kurutulan keresteyi temsil edebilecek özelliklere sahip olmalıdır.
Bunlar kurutulan kereste boyunda olmalı ve istife kolayca konulup alınabilecek şekilde yerleştirilmelidir.
Ara kalite kontrol örnek tahtaları yardımı ile kurutma sırasında ortaya çıkan kurutma kusurları iç ve dış tabakalar arasındaki rutubet farkları ve gerilmeler kontrol edilmektedir.

Kurutma kusurlarından çatlaklar( uç çatlakları, yüzey çatlakları, öz çatlakları ve iç çatlakları) renk değişmeleri ve reçine sızması incelenmektedir. Kurutma kusurlarından olan şekil değişmeleri ara kalite kontrollerinde kontrol edilmemektedir.

Çünkü şekil değişmelerinde kurutma şartlarından çok istifleme hatalarının önemli rolu bulunmaktadır.
Kurutma sırasında ortaya çıkan gerilmelerin kontrolü için çatal örnekler alınmakta ve gerilmelerin durumu incelenmektedir. Çatal örneklerde ara kalite kontrolü örneklerinden rutubet meyli örnekleri gibi alınmaktadır.
Dış tabakalarda çekme gerilmelerin etkisiyle yüzey çatlakları iç kısımlardaki çekme gerilmelerinin etkisi ile ise iç çatlakları meydana gelmektedir.
 
Şekil 9 Kurutma gerilmelerinin incelenmesi için alınan çatal örnekleri

3.6. KURUTMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kurutmanın asıl değerlendirilmesi sonuç kalite kontrollerinde elde edilen verilere göre yapılmaktadır. Sonuç kalite kontrolleri ya istifin tamamı kontrol edilerek yada kurutmanın başlangıcında istife yerleştirilen sonuç kalite kontrol örnekleri yardımı ile belirlenir.


| Anasayfa | Ahşap Karkas | Duvar Panelleri | Döşeme Kirişleri | Çatı Makasları | Ev Planları | Haberler | Makaleler | Foto Galeri | Gazete |

| Ekibimiz | İletişim | Referanslarımız | Kurumsal | Kullanım Koşulları

Copyright © ASMAZ Enerji İletişim İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.