Orman Sertifikası, ağaç ürün alıcılarının veya kağıt üreticilerinin kullandıkları ham maddelerin sürdürülebilir özellikte olan, kontrol altına alınmış orman- lardan tedarik edilmesini garanti altına alan bir sistemdir. Sürdürülebilir yönetim kriterleri; ekolojik, sosyal ve ekonomik standartları karşılayan, uluslararası platformda onaylanmış ormancılık metotlarına dayanır.
Orman Sertifikasyon Programı(PEFC) 1999 yılında kurulmuştur. Bu program, birçok ülkedeki orman sertifikasyon organizasyonunu kapsayan en büyük sertifikasyon şemsiye organizasyonudur. PEFC, ormancılık sektöründeki birçok firma, işçi örgütleri, ulusal birlikler ve pek çok devlet tarafından desteklenmektedir. PEFC, sertifikalı ormanlarda 58 milyon hektardan fazla bölgeyi içine alan 17 ulusal sertifikasyon sistemini onaylamıştır. Yakın gelecekte birçok yeni ülke bu sertifikasyon uygulamasına katılacaktır.

Sertifikalı ormanlardan tedarik edilen ağaçlar, PEFC (Orman Sertifikasyon Programı) markasıyla işaretlenir. 2005 yılının başından beri, Finlandiya’ da 74 ormancılık sektörü firması PEFC markasını kullanma yetkisine sahip olmuştur. Ahşap odak noktası, aynı zamanda ormanların çevresel sertifikasyonunu ve PEFC markasını destekler.
Finlandiya’ daki sertifikasyon; orman sertifikasyon heyeti ve Finlandiya Orman Sertifikasyon Sistemi (FFCS) tarafından idare edilir. Bu sistem, yaklaşık 22 milyon hektarlık orman alanını kapsamaktadır. PEFC idaresinde olan sertifikalı ormanların neredeyse yarısı Finlandiya’ da yer almaktadır.
13 Merkez Orman Bölgesinin tümü sürdürülebilir ormancılık sertifikası çıkarabilmektedir. Finlandiya ormanlarının %95’i FFCS (Finlandiya Orman Sertifikasyon Sistemi) sisteminin kapsamı altındadır. Bu ormanlar 311.500 orman sahibi tarafından yönetilmektedir.
Finlandiya’ daki ormanlarının yaklaşık % 95’ i sertifikalıdır ve ahşap firmalarının büyük kısmı PEFC-sertifikalı ağaç temin edebilir.
Sistem; ormanların kullanımı ve bakımı, ahşabın menşeinin onaylanması ve dış tetkiklere uyum gibi konuları kapsar. Bu koşullar, standartlarda ifade edilmiştir.
Bölge Grup Sertifikasyonu, orman sahibinin gönüllü katılımına dayanır ve bağımsız bir üçüncü tarafın değerlendirmesini gerektirir.
Sistem; kullanılan ağaçlar için, hem orman sertifikasyonu, hem de menşei zinciri sertifikasyonu alınmasına olanak sağlar.
Orman Sertifikasyon Standartları Komitesi, FFCS (Finlandiya Orman Sertifikasyon Sistemi) altında talep edilen kurallara uygunluğu denetler ve orman yönetimi için oluşturulan kriterleri yenileme görevini yürütür.
Finlandiya’ da Orman Sertifikasyonu
Orman Sertifikasyon Programı
Ahşap kullanımı sera etkisini artırmaz.
En büyük çevresel tehditlerden biri sera etkisi ya da küresel ısınmadır. Bu fenomenin ana nedenlerinden biri, karbondioksit ve diğer sera gazı emisyonlarını üreten fosil yakıtların kullanılması olarak düşünülebilir. Bu sebeple, hem enerji tüketiminde hem de yenilenebilir kaynakların giderek artan kullanımında tasarruf teşviki, ulusal iklim kontrol programları için en önemli hedeftir.
Finlandiya’ da, ağaçtan üretilen enerji, en önemli yenilenebilir enerji kaynağıdır. Ağaç, Finlandiya’ daki enerji ihtiyacının %19’ unu karşılamaktadır. Bu oran, nükleer güçlerden üretilen enerjiden daha fazladır ve Avrupa Birliğin’ deki en yüksek yüzdedir. Ormanlarda büyüyen ağaçların atmosfere bırakılan miktarla aynı düzeyde karbon emmesi nedeniyle, ağaç enerjisinin sera sendromuna etkisi yoktur. Büyüyen ağaçlar karbondioksiti emer. Bir metrekare ağaç bünyesinde 200 kilo karbon barındırır. Bu doğal evrensel biokütle, atmosferde bulunan miktardaki karbonu absorbe eder. Ormanlar karbon havuzu işlevini görürken, ağaç sanayi ürünleri de karbon depoları görevini görür. 1990 yılında, ormanların yanan fosil yakıtlarca üretilen toplam karbon emisyonunun neredeyse yarısını emdiği açıklanmıştır. O tarihten itibaren, orman kullanımları daha verimli şekle gelmiş ve karbon havuzları azaltılmıştır. Fakat üretilenden daha fazla karbonu atmosferden emen ormanlar için denge hala pozitiftir. Ulusal Ormancılık Programına göre; bu akım önümüzdeki yıllarda da devam edecektir. İklim değişimlerini azaltmanın bir yolu da ahşap karkas inşaatlardır. Ahşap bazlı ürünler, yalnızca Finlandiya’ da 16,5 milyon ton karbon emer.
Jussi Vepsälainen tarafından tasarlanan Kartal modeli Ahşap Karkas Evin iç marangozluk işleri.
Ahşap Karkas inşaatlar iklim değişimiyle savaşma yollarından biridir. Ağaçtaki karbonun bir kısmı kâğıt, ahşap karkas evler, mobilyalar gibi işlemi tamamlanmış ürünlerde muhafaza edilir. Gazete kâğıtlarının geri dönüşümü oldukça hızlıdır, bu yüzden, uzun vadeli karbon depoları olarak düşünülemezler. Fakat iyi inşa edilmiş Ahşap Karkas bir ev, yüzyıllarca ayakta kalabilir ve aynı zamanda karbon için bir depo görevi görür.
Ahşap ürünler, Finlandiya’da kişi başına 3,3 ton karbon tutarlar. Finlandiya’ daki karbon miktarının 16,5 milyon tonu ahşap ürünler tarafından absorbe edilmektedir. Ahşap ürün üretimi giderek artmıştır ve yapılan ihracatları da hesaba katarsak; ahşap ürünlerde depolanmış karbon miktarı, ormanlardaki toplam karbon miktarının %7 ‘si kadardır.
Buna bağlı olarak, ürünlerde ve inşaatlarda ahşap kullanılması ve ahşabın karbonu çekme ve depolama özelliği, Kyoto Protokolün’ de öne sürülen kavramlara uygundur.
Ahşabın yapı malzemesi olarak kullanımına Finlandiya’ daki yeni binaların inşaatı da eklendiği takdirde, ahşap karkas yapılarda depolanan karbon miktarı yılda 370.000 ton artacaktır. Bu da 1,3 milyon ton karbondioksit emisyonuna eşittir. Fosil yakıtların kullanılmasıyla, bu malzemeleri üretmek için harcanan enerji, ahşabı işlemek için kullanılandan fazla olduğundan; beton, çelik ve alimünyum yerine ahşap kullanılıyor olsaydı, bu tasarruf çok daha yüksek oranlarda olacaktı. Örneğin, beton üretimi yaklaşık bir milyon ton karbondioksit emisyonuna sebep olur ancak bu miktar ahşap ürün kullanımının yaygınlaşmasıyla düşürülebilir.

Beton, çelik ve aliminyum yerine ahşap bina strüktürleri kullanıldığında, enerji ve emisyonlarda tasarruflar sağlanacaktır. Helsinki’deki bu hamburger restoranının çatısı, kubbenin eğimli taşıyıcı kirişlerini oluşturmak için, tutkallı kontrplak şeritler kullanılarak inşa edilmiştir.
Ahşap ürünler enerji tasarrufludur.
Ahşap ürünlerin üretimi az enerji gerektirir. Burada esas nokta, ağaç biçilirken ortaya çıkan kabuk ve talaşlardan yan ürün olarak elde edilen ahşap enerjisidir. Finlandiya, orman ve ağaç işleme sanayii sayesinde, ağaçtan enerji üretmede dünya lideridir. Orman Sanayinde kullanılan sanayi yakıtının %70’ inden fazlası ağaçtan elde edilirken, yalnızca %1’ lik bir miktar kömürden sağlanır.
Kaynak: Metsäteollisuus ry.
Biçilmiş ürünlerin üretiminde, diğer inşaat malzemelerinin üretimlerine kıyasla çok daha az enerji harcanır. Beton üretimi, bundan iki kat fazla enerjiye ihtiyaç duyarken, tuğla üretiminde bu miktarın dört katı enerji harcanır. Sunta ve kontraplak gibi ahşap ürünler daha fazla işlem gerektirmelerine rağmen, biçilmiş kereste için gereken enerji miktarından çok daha fazlasını harcarlar. Yenilenebilir ağaç enerjisi bu enerjinin ana kısmını oluşturur. Tüm malzemeler içinde, üretimi en çok enerji harcayan ürünler cam, çelik ve alimünyumdur.
Katalyse GmbH
Ahşap karkas bir depo inşaatı yaklaşık 1500 GJ’ lik bir enerji harcar, fakat aynı bina çelik öğelerle yapıldığında bu enerji tüketimi 3000 GJ’ den fazla olacaktır.
Kaynak: Ahşap Yılı/TRADA-Ahşap Araştırma Geliştirme Kurumu
Ahşap ürünlerde kullanılan malzemeler uzun ömürlüdür.
Malzemelerin kullanım ömürlerini kıyaslayan birçok araştırmada, Ahşap Karkasla inşa edilmiş bir yapının doğal kaynakları daha az harcadığı ve beton, tuğla veya çelik yapılara göre çevreye daha az zarar verdiği açıklanmıştır.
Dış duvar inşaatlarını karşılaştırmak için oluşturulan ve Finlandiya’daki Teknik Araştırma Merkezi tarafından yürütülen LCA-Model ev, test sonuçları hakkında ipucu verir niteliktedir. Ahşap Karkas duvarlı inşaatlarda, en yüksek miktar yenilenebilir enerji ve en düşük miktar fosil yakıt enerjisi kullanılmaktadır. Sera gazlarına ve sülfüröz emisyonlara en az neden olan malzemedir. Beton ve tuğla duvar tipleri de kıyaslama için teste dahil edilmiştir. Beton öğelerle yapılan duvarlar, en yüksek yenilenemez kaynak harcamasını yapmış ve duvarın her metre karesi için en yüksek miktardaki karbondioksit ve sülfürdioksit emisyonuna neden olmuştur. Ahşaptan inşa edilmiş bir duvar, beton ya da tuğla bir duvara göre yarı yarıya daha az miktarda çevresel yük oluşturur.
Kaynak: LCA-Ev Modeli Sirje Vares, VTT İnşaat ve Nakliye

Biçilmiş ürünlerin üretiminde, beton üretmek için kullanılan enerjinin yarısı, tuğla üretmek için kullanılanın ise çeyreği kadar enerji miktarına ihtiyaç duyulur.
Birçok farklı malzemenin kullanıldığı strüktürler veya binalar kıyaslandığında, bu farklılıklar eşitlenme eğilimi gösterebilir.
Örneğin ahşap pencere doğrama üretimi birincil enerjinin 64 kWh’ na ihtiyaç duyar, fakat alimünyum veya PVC bir pencere bu miktarın on katını gerektirir.
Kaynak:
Ahşap Karkas duvar inşaatında en az miktarda fosil yakıt ve en fazla miktarda yenilenebilir enerji kullanılır. Pekka Salminen tarafından tasarlanan, Lahti’ deki Kayak Müzesi.
Dr.Arto Sari, İş Başına Malzeme Girdisi (MIPS)Metodunu kullanarak, farklı dış duvar tipleri için kullanılan malzemeleri kullanım süresi ve verimlilik açısından değerlendirdi. Kıyaslamada inşaat, bakım, yenilenebilir ve yenilenemez kaynaklar ve enerji tüketimi gibi konular göz önünde tutuldu. Bütün alternatiflerin ortalama ömrü 100 yıl olarak varsayıldı.
Beton bir duvar, Ahşap Karkas bir duvara göre yaklaşık sekiz kat fazla doğal kaynak harcadı. Yüzyıllık yaşam süresi boyunca, beton duvar ahşap karkas duvara göre iki kat fazla miktarda doğal kaynak kullandı. Diğer bir deyişle, Ahşap Karkas yapılar daha ekonomiktir. Malzemenin esas kısmının yenilenebilir tipte olması nedeniyle, tuğla ya da betonarme inşaatlarla kıyaslandığında, Ahşap Karkas yapıların ekonomik verimliliği daha yüksektir.
İnşaatında ve giydirmesinde Ahşap Karkas kullanılan bir duvar, kullanım ömrü boyunca, beton malzemeyle yapılmış duvarın kullandığı miktarın yarısı kadar doğal kaynak kullanır. Jouni Koiso-Kanttila tarafından tasarlanmış Müstakil Ev.
Kanada Sürdürülebilir Malzemeler Enstitüsü, Athena, ahşap, çelik ve beton iskeletli binaları değerlendirmek için Yaşam Döngüsü Değerlendirme (LCA) Metodunu kullanır.
Bir dizi çevresel kritere göre karşılaştırıldığında, Ahşap Karkas yapının galip geldiğini görürüz.
Bu araştırma, Kuzey Amerika’ daki koşullara dayanmaktadır. Büyüklük, ekipman ve enerji tüketim seviyeleri bütün yapılar için aynı olup, yalnızca iskelet ve duvar malzemeleri farklılık gösterir.
|
|
Ahşap Karkas Ev
|
Çelik Ev
|
Betonarme Ev
|
|
Gereken Enerji (GJ)
|
255
|
389
|
562
|
|
Sera Etkisi (kg CO2 ekv)
|
62183
|
76453
|
93573
|
|
Hava Kirliliği
|
3236
|
5628
|
6971
|
|
Su Emisyonları
|
407787
|
1413784
|
876189
|
|
Malzeme Tüketimi (kg)
|
121804
|
138501
|
234996
|
|
Katı Atık (kg)
|
10746
|
8897
|
14056
|
Kaynak: Athena Sürdürülebilir Malzemeler Enstitüsü. Kanada
Kanada’nın, malzemelerin yaşam süresi üzerine yürüttüğü araştırmaya göre, çevresel kriterler göz önünde bulundurulduğunda, Ahşap Karkas bir ev, betonarme veya çelik bir eve göre daha ekolojiktir.

Kokta Yapı Fuarı, Juha Paldanius tarafından tasarlanmış müstakil ev.
Ahşap temiz bir üründür.
Standart biçilmiş ürünler, biçme ve tasarım sürecinin sonucu olarak makine gücü ile işlenirler. Malzeme temiz ve güvenlidir. Kuzey ülkelerine özgü tipik türlerden elde edilen levha ve tomrukların, iç hava kalitesi açısından Finlandiya’daki en iyi standartları karşıladığı düşünülmektedir.
Yoğun ve pürüzsüz yüzeyleri nedeniyle, plastik ve karo döşemelerin, ahşap yüzeylere göre, daha hijyenik olduğu ve daha kolay temizlendiği yaygın bir inanıştır. Fakat araştırma sonuçları bu düşüncenin doğru olmadığını kanıtlar.
Bir Alman gıda hijyen enstitüsüne göre, çamın antibakteriyel özellikleri vardır. Bu, ahşaptan ve plastikten yapılan ekmek tahtalarının mukayese edilerek incelenmesi sonucu ispatlanmıştır. Ahşap ekmek tahtasının yüzeyindeki bakteriler, plastik olanın yüzeyindekilere göre daha hızlı ölmüştür. Belli bir süre geçtikten sonra ise plastik kesme tahtasına kıyasla, ahşap tahta üzerinde %15 oranında daha az bakteri olduğu gözlenmiştir. Ağacın öz kısmından yapılmış çam ekmek tahtasının yüzeyi, plastik tahtanınkine oranla yarı yarıya daha az bakteri içerir.
Kaynak: Holz-Zentralblatt 19.3.2001
Finlandiya Devlet Araştırma Enstitüsünün yaptığı araştırmaya göre, ahşap tezgâhlar, fayans kaplı olanlardan daha temizdir.
Ahşap tezgâhlar, fayans kaplı olanlardan daha temizdir. Bu, 2002 yılında, Finlandiya Teknik Araştırma Merkezi (VTT) tarafından yürütülen “Sağlıklı Sauna” araştırma projesinde kanıtlanmıştır. Helsinki’deki dokuz yüzme havuzu ve saunada yapılan incelemeye göre, fayans kaplı alanların yüzey sıcaklığı 40ºC’dir. Saunayı ele aldığımızda, ahşap bankların hemen kurumasına karşın; fayans yüzeydeki terleme bu bankların sürekli nemli kalmasına neden olur.
Ahşap içerdeki havanın kalitesini yükseltir.
Ahşap, iç havanın kalitesini yükseltir. Ahşap Karkas evin “nefes aldığı” söylendiğinde, bu o evin nemi atmosferde kolaylıkla yayması ve ahşabın higroskopik (nem çeken) özelliği sayesinde bu nemi emmesi veya atmosfere geri bırakması anlamına gelir. Karbondioksit gibi atmosferdeki diğer gazlar aynı, nemin atmosfere yayılması gibi malzemenin içine nüfuz eder.
Sahip olduğu bu higroskopik özellik, ahşabın oda atmosferindeki nemi emmesini ve bunu tekrar atmosfere geri bırakmasını sağlar.(bu da sorpsiyon/ emme olarak ifade edilir). Bu suretle ahşap, oda atmosferindeki nemi dengeleme özelliğine sahiptir ve oluşabilecek uç değerlerin miktarını azaltır. Bu özellik binadaki atmosferin rahatlık seviyesini yükseltir, içerdeki havanın kalitesini artırır, havalandırma ihtiyacını azaltır ve aynı zamanda da enerji tüketimini düşürür.
Bu “nefes alabilirlik”, yapının dayanıksız veya inşaatın düşük kaliteli olduğu anlamına gelmez. Dayanıklı ve kohezyonlu (iyi birleşmiş) bir strüktür, ahşap karkas ile inşa edilebilir. Zira nem seviyelerindeki farklılıklar teknik olarak ele alındındığında, ahşap güvenle iş gören bir malzemedir. Yaz mevsiminde ahşap atmosferdeki fazla nemi çeker ve kışın bunu binanın içindeki kuru havaya geri bırakır. Ahşap Karkas binaların, yapısal özellikleri nedeniyle oda atmosferindeki nemin çok yüksek (>60%) ya da çok düşük(<30%) olduğu kış dönemini (yılda 7-11 hafta) önemli ölçüde kısaltabildiği hesaplanmıştır.
%30-%55’lik bir bağıl nem oranı insanlar için en konforlu ve sağlıklı seviyedir. Bir odada iki kişi uyuduğunda, odadaki bağıl nem %80-%90 seviyelerine kadar yükselebilir. Yüksek nem seviyesi küflenmeye ve toz akarlarına zemin hazırlar. Araştırmalara göre, nemliliği yayan duvar strüktüleri, içerideki havanın bağıl nem seviyesini ortalama %60 oranında düşürebilmektedir. Gece boyunca yükselen nemlilik, ahşap bazlı malzemelerin bünyesinde depolanacaktır ve ertesi sabah oda havalandırıldığında, fazla nem dış çevreye aktarılacaktır.
(Salonvaara - Simonson - Ojanen: Rakenteiden vaikutus sisäilman kosteuteen - mahdollisuus parantaa viihtyisyyttä. VTT İnşaat ve Nakliye 2001).
Modern Ahşap Karkas bir ev yangına karşı güvenlidir
Dört katlı bir bina inşa etmek 1997 yılına kadar mümkün değildi. Ancak 1997’den beri, Finlandiya’nın Ylöjärvi, Helsinki, Oulu, Tuusula, Lahti, Raisio ve Naantali’ deki şehirlerinde çok sayda çok katlı bina inşa edilmiştir. Yangın yönetmeliği, bütün çok katlı binalara yangın alarm sistemi ve yangın söndürücü bulundurma zorunluluğu getirir. Bu da, çok katlı Ahşap Karkas binaların güvenliğini büyük ölçüde artırır. Zaten binalardaki yangının genellikle içerideki eşyalar, televizyon, duvar kaplamaları, ya da mobilyalar nedeniyle başladığını söyleyebiliriz.
Modern bir apartmanda yangın güvenliği bir çok yönden dikkate alınmaktadır.

Tuusula‘ da Mauri Mäki-Marttunen tarafından tasarlanmış bir apartman binası.
Ahşap Karkas apartmanlar, cephelerinde ve apartman aralarında yangın durdurucu öğeler (bariyerler) kullanılarak inşa edilirler. Yangın durdurucular aynı zamanda dış duvarlardaki havalandırma boşluklarının içine de yerleştirilebilir. Böylece, olası bir yangının yayılması engellenebilir. Bina zeminindeki yük taşıyıcı strüktür yangına karşı dayanıklı malzemelerle inşa edilmelidir. Zemin kattaki duvar ve tavan yüzeyleri de yangına karşı dayanıklı veya yanmayı geciktirici malzemelerle yapılmalıdır. Strüktür 60 dakikalık süre boyunca yangına dayanıklı olduğunu kanıtlamalıdır. Binanın taşıyıcı duvarları, dış cephe duvarları, döşemeleri, bölücü duvarları, çatı ve tavan strüktürleri ve apartmanlar arasındaki strüktür 60 dakika boyunca yanmayı geciktirici özellikte olmalıdır. Taşıyıcı olmayan duvarlar ise yanmayı 30 dakika geciktirmelidir. Bu talepler, çeşitli teknik çözümler aracılığıyla yerine getirilebilir.
Yapılan testlerde, binanın ahşap iskeletinin oldukça yavaş yandığı görülmüştür. Yanma esnasında, masif ahşap yaklaşık 0.8mm derinliğinde kömürleşir. Yanan dış yüzey, alttaki yanma seyrini yavaşlattığından, ahşap kiriş dişlerinin yanma hızını düşürücü etkileri vardır. Ağacın özü uzun süre zarar görmeden kalabilir. Ahşap karkas bir binadaki taşıyıcı kirişler ve ayaklar ani çökme yapmazlar. Çelik, ısı 450º C’ ye çıktığı zaman yük taşıyıcı özelliğini kaybeder. Bu da, çelik iskeletli bir binanın yangında çökebileceği anlamına gelir. Çelik strüktürlerin, yangına karşı korunma kalkanlı olmaları gerekmektedir, fakat masif ahşap, malzemenin kalınlığı kabul edilmiş standartlara uygun olduğu sürece, korunma kalkanına ihtiyaç duymaz. Lahti’ deki bu binanın cephesindeki metal yağmur suyu deflektörleri (saptırıcı) yangının yayılmasını önlemeye yardımcı olur.
İsveçli Institutet för Träteknisk Forskningin tarafından, 2002 yılında, binaların yangına karşı dayanıklılıklarını kıyaslamak için “Çok katlı apartmanlar Yangın Risk Metodu’” ile yürütülen testlerde, Finlandiya’ daki çok katlı bir bina en iyilerin arasına girmeyi başarmıştır. Bu araştırma İskandinav ülkelerindeki, iskeletleri değişik malzemelerle inşa edilmiş, çeşitli tipteki binalar göz önünde bulundurularak, uluslararası bir araştırma grubu tarafından yürütülmüştür. Çok katlı ahşap karkas binaların yangın riskine karşı sahip oldukları iyi özellikler daha çok otomatik yangın söndürücü donanımlara dayandırılmıştır.
Kaynak: Puu-Pulletiini Mart-Nisan 2002
Çok katlı ahşap karkas apartmanlarda oturanlar arasında, yeni ve eski evlerindeki yangın riski faktörlerini karşılaştırmak amacıyla, aynı zamanda bir Fin doktora tezi olan bir araştırma yapılmıştır. Buna göre, on kişiden sekizi yeni apartmanlarındaki yangın riski faktörlerinin eski evlerindekilere kıyasla daha iyi olduğunu belirtmişlerdir. Bu olumlu sonucun sebebi, otomatik yangın alarmı ve yangın söndürücü sistemlere bağlanmıştır.
Yangın güvenliği konusunda, özellikle çok katlı ahşap karkas apartmanlarda, ahşap karkas strüktüre uyum sağlayan teknik çözümler için çeşitli anahatlar geliştiren “Yanmaz Özellikli Ahşap Karkas Evler” projesi, İskandinav Ahşap Araştırma Programı’ nın bir parçasıdır. Buna ek olarak, ahşap karkas binaların yangın güvenliği konusundaki risklerini değerlendiren kapsamlı bir yeni metod geliştirilmiştir. Bu metod, aktif ve pasif yangından korunma yöntemlerini birlikte ele alır. Yangın sırasında kullanılacak acil çıkış yollarını ve itfaiye yetkilileri tarafından kullanılabilecek işlevsel metodları değerlendirir.
Bu metodun yeni bir versiyonu 2002 yılında yayınlanmıştır ve bütün İskandinav ülkelerindeki ahşap karkas binalar buna uygun olarak inşa edilmektedir. (Viikki, Helsinki’dekiler de dahil olmak üzere) VTT (Finlandiya Teknik Araştırma Merkezi) tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, yalıtılmış taşıyıcı duvar ve döşemeler ahşap karkas yapılar için onaylanmış ve yangına karşı 60 dakika dayanıklılık kuralına uyan malzemelerle yapılmıştır.
Ahşap geri kazanılabilir bir malzemedir.
Ahşap ekonomik bir malzemedir, ağacın yalnızca gövdesinden değil kabuğundan, dallarından ve diğer kısımlarından da faydalanılır. Ağaçlar kesildiği zaman, ormanda kalan dallar ve gereksiz parçalar doğanın beslenme döngüsünde önemli bir rol oynarlar. İnşaat malzemesi şeklinde ya da bio-enerji kaynağı ve kereste sanayi için hammadde olarak bu artıklardan %100 oranda yararlanılabilir. Biçilen keresteden çıkan talaş, yonga levha sektöründe hammadde olarak kullanılır ve ahşap işleme sanayii için önemli bir yakıt kaynağıdır. Aynı zamanda, bio-ısıtma tesisatları için pelet üretmek amacıyla da kullanılır. Finlandiya’ daki bıçkı, küspe ve kağıt sanayileri enerji tasarruflu ve entegre sanayilerdir. Ayrıca bıçkıhanelerden gelen atık ürünler kullanılarak küspe sanayinde ısı üretmek için kullanılan bio-enerji elde edilir ve kâğıt fabrikalarına enerji sağlanır.
Ahşap ürünlerin kullanım süreleri dolduğunda, değiştirilmeksizin tekrar kullanılabilirler. Örneğin eski bir ahşap karkas evden alınan ahşap kapılar, pencere doğramaları, süpürgelikler ve pervazlar geri kazanım merkezlerinde çok rağbet görürler. Artık ahşap parçalar yakılabilirler, ayrıca malzemenin içinde emilmiş bulunan enerjiyi ısıya dönüştürürler ve aynı zamanda da karbonu doğal döngüsüne geri döndürürler.
Kaynak: http://www.puuinfo.fi/en/in_english/sustainable_development/ecological_sustainability/